Hacim 1 - Moda
17 Ekim 2009, Cumartesi

sperm ve yumurta misali,
portakala aşkla ve düzenle saplanmıştı karanfiller..
aşkla kaynadılar,
sevinci doğurmak için..

önce kokusuyla,
sonra tadıyla geldi..
ve en son içimize yayıldı.
dokunduk sevince..

nefes oldu, ses oldu, müzik oldu,
ağızdan çıktı, kulağa girdi,
el oldu, alkış oldu...

 

özel birşey yaptık dün gece.
biz bize yettik.
biz bizi tamamladık.
tüm fazlalıklar, kötü duygular kapı dışında bırakıldı.
kapıdan çıktığımda yerlerinde yoklardı.
memnun oldum tanıştığıma sizlerle..

belki de ev konserleri serisini başlattık,
hacim 1 - moda.. :)

bakın Didem nasıl anlattı bunu,
(kalemine, eline sağlık onun..)

"Kapı kirişinden sızan duman ışığından etkilendim gecenin şarap kokusuna bürünmüşken...
Kim bilir kaç kadeh eskittin ben yokken..

Kim bilir kaç şişe kırıldı güneşin yokluğunda...
Kim bilir...

Bir avuntu çöktü ruhumun çığlığına;
...bir vuruşluk kalp çarpıntısı karıştı,
...buluta doymuş yağmur gibisin şu an...

"Sarıldığım geçmiş bir hayal artık... kurtulmalı..."

Gel dediğinden beri yoksun gibi...

Anlayamadığım yaşam şimdi şarap rengi sanki...

İçinde bir çubukluk tarçın gibiyim sanki...

Oysa ki nasıl nefes gibi kokardı sesin;
Nasıl da çağlardı yokluğunda...
Nasıl da..."

müzik başka ne içindir ki?

AddThis Social Bookmark Button