Minik Adalar
20 Mayıs 2012, Pazar

Hatırlıyorum şu an.. Antalya'da sıcak ama keyifli bir öğleden sonraydı. En azından onun için.. Onun ofisindeydik. Ben müziğe yeni yeni ilgi duymaya başlamıştım. O ise bırakalı uzun süre olmuştu. Radyoyu karıştırırken bir ses duydu. Şiir mi okuyor, şarkı mı söylüyor belli değildi. Heyecanlandı, bana yakın bir dostunu tanıtıyor gibiydi. İşte Leonard Cohen! dedi. Radyonun sesini açtı.
O kim be? diye düşündüm. Tatsız, ağaç kabuğu gibi bir sesti. Belli ki, pek çok şey hatırlatmıştı ona. Doğal olarak anlamam mümkün değildi ve o duygularını anlatamıyordu.

O artık yok. Şu an Leonard Cohen çalıyor ve ben hatırlıyorum. Beyaz Renault 12 yi.. Uykulu vaziyette arka koltukta eve varmayı bekleyişimi. O zamanlarki bomboş İstanbul sokaklarını. Kendimi oyalamak için cılız bir ışıkta Gırgır ya da Fırt dergisini bilmem kaçıncı kez karıştırışımı.. Belki çalan şarkı ona sihirli bir geceyi hatırlatmıştı. O kadınla sabahın karanlığına kadar oturuşlarını, yeni tanışmanın hafifliğini tekrar hissetmişti. Yağmurlu bir günde arabasıyla yaptığı uzun bir yolculuk ve onun özgürlük duygusunu hatırlamış da olabilir. Ya da gençliğinin bir dönemini hatırlamıştı. Şimdi bana da bunları hatırlatıyor. Belki de aynı şarkıyı dinliyorum şu anda. Belki bu yüzden şarkı yapıyorum. Hikayelerin yeniden yazılışını görmek için. Hafızalar denizinde minik adalar dikmek için. Hayatlara yayılmak ve yaşayamadıklarımı başkalarına yaşatmak için..
Belki de bu yüzden sıkılmaya başladım.
Belki de onu özlüyorum.

AddThis Social Bookmark Button