Ne Yapıyorum ?!
08 Mayıs 2013, Çarşamba

Kısaca:
Daha fazla müzik dinliyorum. 
Dün gece Melancholia'yı izledik, hala etkisindeyim.
Bu aralar mutfakta daha fazla zaman geçiriyorum.
Torbada tavuk ve fish&chips yaptım. Hiç fena değildi. Şaşırtıcı.
Havanın karamsar gitmesi hoşuma gidiyor.
Daha hareketsizim.
Yakınlarda yapacağımız seyahate çok az kalmasına rağmen ruhum henüz kopabilmiş değil gündelik takıntılardan.
Ama o duyguyu iyi biliyorum ve bu çok iyi gelecek... (Cümlelere "Ama" ile başlamayı seviyorum)


(Duccio di Buoninsegna)


Uzunca:

Her şey tabi ki böyle gidemezdi. Hayatımın "zaman varken para yok" kısmına gelmiştim yine. Geçinebilmek de gerekiyordu ve işte yukarıda 10 gündür baktığım ekran!

En son albüm kaydediyordum, gitar kayıtlarını kesip biçiyordum. Sanki üzerinden aylar geçti... Gitarı elime aldığım yok. Kendi kendime "geçici bir süreliğine" diyorum ve rahat kalmaya çalışıyorum. Hayat böyle yürüyor. Bundan kaçarsam müziği yapmak daha da imkansızlaşacak. O yüzden mecburi aralar verip fazla takmamak gerek.

İşin kötüsü, işimi seviyorum...  En sevdiğim kısmı ise bunu yaparken istediğim müziği dinleyebiliyor olmam. Çünkü kayıtları dinleyip durmaktan sıkılmıştım. İyi yönden bakarsak, yakınlarda yapacağımız seyahati haketmediğimi düşünürken şimdi bu gerçekten bir ödüle dönüşmüş durumda. (Tabi her şey iyi giderse!)

Her şey, otobüs bileti fiyatına bulduğumuz o uçak biletiyle başladı. Petra'yı görebilmek adına atladık. Sonra işin rengi değişti. "Bir daha ne zaman Kudüs'ü görebiliriz ki?" ye dönüştü. Kutsallığı beni tedirgin eden, ismini duyduğumda bende "sakallı adamları, tutucu dindarları bir de sanat tarihi derslerinde defalarca gördüğüm İsa'nın Kudüs'e Girişi sahnelerini" hatırlatan o şehir birden bir ihtimale dönüştü. Açıkçası hala ciddiyetine varabilmiş değilim ama giderek heyecanım artıyor. Zamanlama konusunda şüphelerim var, özellikle 5 Broken Cameras'ı izledikten sonra. Gerçi iyi bir zamanlama ne zaman oldu ki Ortadoğu'da. Kendimi gerçeğin içine fırlatmayı bekliyorum. Bakalım o her şeyin başladığı topraklar ruhumuzu nasıl değiştirecek...

Görünen o ki albüm hikayesi seyahat sonuna kalıyor. Çünkü yolculuk bu hafta sonu.
Oralarda ne olur bilinmez, kendinize iyi bakın.
Ben hayatı avucuma sığdırmaya gidiyorum..

AddThis Social Bookmark Button